Türkiye’de olan tarikatların geçmişi nereye dayanıyor? Varan 1. Fetö nasıl büyüdü!

Türkiye’de olan tarikatların geçmişi nereye dayanıyor? Varan 1. Fetö nasıl büyüdü!

0
PAYLAŞ

Türkiye’de olan tarikatların geçmişi nereye dayanıyor? Varan 1. Fetö nasıl büyüdü!

Ülkemizin her yerinde onlarca bilinen tarikat ve cemaat varlığını sürdürüyor, 1990 yılından sonra birçok cemaat ya unutuldu yada çağ ayak uydurmalar.

Tarikat bir yol demek o yol ise seni Allah’a yakınlaştırır. Kelime manası bu olsada 1996,1997 yılı itibariyle holding gibi alanlara, basın yayın gibi organlar kurdu.

O yılların en önemlisi nakşibendi olarak bilinen bir grup olarak başı celsede, nurcu kişilerin ve modern olarak tanınan ve basının şuanda terörist Fethullah gülenin olduğu biliniyordu. Fetö o dönem eğitim, basın yayın alanında yatırımlar yaptı.

Birçok siyasi kimlik ise farklı tarikatların desteğini aldı, ANAP, doğru yol partisi, refah partisi gibi. Günümüze ışık tutan bu siyasi gelişme ve tarikatların holdingler haline dönüşmesi ise özelikle gurbetçi ailleri vurduğu bir gerçek, fakat en önemlisi tarikatların araştırmasına sebep olan o günde meydana gelen tacizler oldu. Bir tarikatın şeyhi genç bir kadınla birlikte yakalanması basına yansıdı.

Tüm bunlar konuşulurken refah partisi tarikat büyüklerine yemek organize ediyor, o gün nakşibendi kolunun sadece bir kısmı refah partisini destekliyor fakat ismailağ o gün rerah partisini desteklemedi hatta o gün bir tarikat ise refah partisinin davetini ret etti.

Türkiye’de 3 kol tarikat vardır, bunlar günümüze kadar gelmiş, siyasete bulaşmamış olanlar, siyasi ve holdinglerle yonetilenler ve eli silahlı olanlar bunlar eskiden sadece Hizbullah olarak bilinen ve birçok kişiyi infaz eden tarikat üyeleridir.

Almanya başta olmak üzere tarikatın büyük isimleri ve iş adamları o gün camilerde bugün de olduğu gibi imamın elinden mikrafonu alır ve para ve destek isterdi. O gün birçok görüntü devletin arşivlerinde var.

Fakat o gün Fethullah gülenin başı çektiği Nur cemaati ise eğitim ve basın alanına ilgisiyle gündeme düştü. Şuan terörist başı olan Gülen o gün modern bir islam anlayışını sohbetlerde anlatıyor, tarikat büyükleriyle görüşüyordu bu onu ilerleyen zamanlarda toplumun ve birçok tarikatın kabullenmesine sebep olacaktı. Sadece Anadolu’da olan siyasi kimliklerle gündeme gelmeyen tarikatlar gülene karşı olsada, seslerini duyuramadı.

Fethullah gülenin en büyük özelliği ise, sarık ve cubbenin şart olmaması olarak göze çarpıyor, buda onu büyük şehirlerde daha popüler yapıyordu. Özelikle o gün TV ekranlarında sarıklı ve Cübbeli kişilerin uygunsuz görüntüleri ve öğretileri toplum tarafından kabul görmediği gibi,. Refah partisinin de sonunu getirecek bir kıvılcım oldu.

Gülenin o gün İstanbul ve egede başarılı olmasının en büyük sebebi ise sarık ve cibbeye yer vermeyecek bir oluşumda olduğunu göstermek ve kişinin dilediği gibi giyine bilmesi ve kısıtlamaların diğer tarikat ve cemaatlerde olanından daha az olması 2000 yıllarına doğru gülenin birçok tarikatın şeyhinin övgüsünü kazanması onu daha popüler yaptı, şeyhlerin onun Evliya ile görüştüğünü büyük bir alim olduğunu söylemleri daha çok kişinin gülene katılmasına sebep oldu.

Siyasi kimlik olarak refah partisine yakın olmayan gülenin siyasi kimlik arayışı hep devam etti, birçok siyasi liderden destek istesede gülenin bu kadar büyümesi devletin içinde özelikle askeri ve istihparat içinde ondan rahatsızlık duyan kişilerinde dikaktini gülene çevirmesine sebep oldu, İstanbul’da siyasi kimlik olmayan nakşibendi kolu ise o dönemlerde Karadeniz bölgesinde daha çok talep gördü. Çünkü artık büyük şehirler sadece gülenin sözünün geçmesine çok az zaman kalmıştı, gülenin maddi açıdan bir sıkıntısı yoktu, çünkü gülenin öğretisi kendi içinizde büyüyün dediği ilk öğretisi, Nur cemaatinin bu şekilde büyümesini ve Atatürk’ün asla anılmasına sebep oldu. Çünkü Nurcu gelenek ve fetvaları içinde Atatürk’ün dinsiz olarak anıldığı ve kurtuluş savaşının asla olmaması gerektiği yunan ve ingiliz kardeşlerimiz dediği bölümler Nurcu fetvaları da varken gülenin öğretileri içinde buna yer vermesi imkansız olsada TV ekranlarında görüntüsü ve konuşması tam tersi yönde olduğunu siyaset yapmasının gerekli olduğunu söylüyordu.

O dönem tacizler sırasında birçok tarikat evi ve yeri incelemeye alındı, bugün ise maalesef tarikatlar içinde baskın yapmak ve yapacak olan bir kurum iktidara ters düşmediği taktirde olmayacaktır. Elbette devlet bizim gibi düşünmeyecek fakat buda insanların hem tarikat hemde devletin ve hükümet partilerinden uzaklaşmasına sebep olacaktır o dönemde olduğu gibi.

Bir sonraki yazı dizimizde gülenin Avrupa’da olan gurbetçileri nasıl kendi tarafına çektiğini görmüş olacaksınız.

Nakşibendi kolu siyasi bir durumda olmadığı gibi bazı hocaların oy yani rey isyemesi ise siyasi bir yaklaşımdır. Eski dönemde ANAP, doğru yol, refah partisine destek olunduğu gibi bugünde farklı tarikat büyükleri destek vermesi oldukça normaldir, tek farkı o gün hiçbir tarikat diğerine nasıl oy verirsiniz diyerek karalama yapmamış devletin her partisine destek olunması gerektiğini savunmuş oldukları görünüyor.

Ersoy.k

PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK