Bakan Elvan'dan 128 milyar dolar açıklaması | Baykuş Haber
Connect with us

SİYASET

Bakan Elvan’dan 128 milyar dolar açıklaması

 

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan katıldığı canlı yayında ‘128 milyar dolar’ tartışmalarına son noktayı koydu.

 

  • Ne kadarlık döviz satımı, alımı gerçekleştirilmiş hepsini görebilme imkanınız var, tamamen açık ve şeffaf.
  • Dünyada da buna benzer işlemler yapan ülkeler var. Yöntem eleştirilebilir ama yolsuzluk var denilemez.
  • Verileri açıklamak MB’nin kararı, ama ben fayda görüyorum. Kesinlikle bir yolsuzluk söz konusu değil.
  • Elektronik işlem platformlarında piyasa yapıcı yerli ve yabancı bankalar yer alıyor, buralarda herhangi bir şahıs yok. Taraflar kesinlikle birbirlerini bilmiyorlar, işlem gerçekleştikten sonra hangi bankanın, ne aldığını görebiliyorsunuz.
  • İlk çeyrekte yüzde 5 civarında bir büyüme öngörüyoruz, ikinci çeyrekte de baz etkisiyle çift rakamlı bir büyüme söz konusu olacak.

 

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’ın açıklamalarından satır başları;

Merkez Bankası Başkanımız teknik açıklama yaptı. Merkez Bankası’nın 2006’dan bu yana enflasyon hedeflemesi rejimini kullanıyor. Kısa vadeli faiz oranı temel politika amacı olarak belirlendi. Merkez Bankası bu rejim çerçevesinde finansal istikrarı sağlamak için 2 türlü enstrümanı kullanmak zorunda. Zorunlu karşılıklar ve döviz alım satım işlemleri. Geçmişteki alım satım işlemlerinde de 2 yaklaşım görüyoruz. Döviz alım satım ihaleleri ve doğrudan döviz alım müdahaleleri. Döviz alım satım ihalelerinde önceden açıklanmak koşuluyla ihale gerçekleşiyor. Ne kadarlık alım satım gerçekleştiği paylaşılıyor. İkincisi Merkez Bankası olağanüstü bir durumla karşı karşıya kalınca doğrudan alım satım müdahalesi yapıyor. 15 gün sonrasında ne kadar alım satım yapıldığını paylaşıyor.

Bu yöntemlere ilave 2017’den itibaren Hazine Müsteşarlığı ve MB arasında protokol imzalanıyor. Bu protokol yasal mıdır. Türk parasının dolaşımı ve istikrarı için politikaları Merkez Bankası’yla birlikte oluşturmak ve uygulamak. Yetki verilmiş yasal olarak. Merkez Bankası kanununun 4. maddesinde Hükümetle birlikte Türk Lirasının iç dış değerini korumak için gerekli tedbirleri almak, yabancı paralar ile altın karşısındaki tespit için kur rejimini belirlemek. TL’nin değerinin belirlenmesi için dövizin alım ve satımı, TL ile değişimi, bankanın temel görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. İşlemler tamamen yasaldır. Yasalara aykırı durum söz konusu değildir.

KİMSEYİ YOLSUZLUKLA SUÇLAYAMAZSINIZ

Merkez Bankası Başkanımız açıkladı. Ama biraz detaylara girmek istiyorum. Süreç nasıl işlemiştir. Hazine hesapları üzerinden döviz alım satım işlemi MB tarafından gerçekleştirilmiştir. Bir muhabir banka aracılığıyla alım satım işlemlerini elektronik platformda gerçekleştirildiğini görüyoruz. Bu platformda yerli yabancı piyasa yapıcı bankalar yer alıyor. Herhangi bir şahıs yok. Bir diğer soru, peki bu döviz alım satım işleminde taraflar birbirini biliyor mu? Hayır kesinlikle bilmiyorlar. Kimin ne kadar aldığını karşı taraf bilmiyor. İşlem tamamlanınca görüyorsunuz.

Bankalar elektronik işlem platformunda bir TL likiditesi söz konusu oluyor MB’de. Bunu da görebiliyorsunuz. Günlük olarak rahat bir şekilde görebiliyorsunuz. Ne kadarlık döviz alım satımı yapılmış bunların hepsini görüyorsunuz. Bunun örnekleri de var. Böyle ülkeler var. Özellikle Uzak Doğu başta olmak üzere var. Kasım ayından bugüne döviz alım gerçekleştirmesi söz konusu olmadı zaten. MB kayıtlarında zaten tüm bunlar yer alıyor. Bu yöntemi tartışabilirsiniz ama kimseyi yolsuzlukla suçlayamazsınız. Bir yolsuzluk yapması söz konusu değildir. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından talimat verildiği gibi iftiralar yer alıyor. Usulsüzlük yapıldığı şeklinde yaklaşımlar doğru değil. Elbette tartışabilirsiniz ancak yolsuzlukla suçlayamazsınız.

BİLGİ KİRLİLİĞİ SÖZ KONUSU

Merkez Bankamızın uygulamalarında şunu görüyoruz. Döviz alım satım müdahalelerinin kamuoyuna açıklandığını görüyoruz. Geçmişe yönelik swap verilerinin yayınlandığını görüyoruz. Özellikle bilgi kirliliği söz konusu, siyasi malzeme olarak kullanılması söz konusu. Bilgi kirliliğinin ortadan kaldırılması açısından bu verilerin yayınlanmasında fayda görüyorum. Takdir Merkez Bankası’nın.

Kullandığınız her kelime her cümle yatırımcılar tarafından doğrudan karşılık bulabiliyor. Ülke riskine yönelik değişik algılara yol açabiliyor. Büyük özen ve hassasiyet gösterdim. MB bağımsızlığına müdahale edici kavram ve söylem içinde olmadım. Bu meseleyi de değerlendirdiğimde şunu düşündüm. Merkez Bankası gerçek sahibidir bu işin. Merkez Bankası açıklama yapmadan benim açıklama yapmam Merkez Bankası’nın bağımsızlığı üzerinde gölge oluşturur diye açıklama yapmak istemedim.

Yöntemler özet olarak elbette konuşup tartışabilirsiniz. Yapılmasaydı ne tür durumlarla karşı karşıya kalırdık bunları da konuşmak lazım. Yolsuzluk söz konusu değil, gelen para swap üzerinden bankalara kullandırılmıştır.

TÜRKİYE GÜÇLÜ BİR ALT YAPIYA SAHİP

Pandemi tüm dünya ekonomilerini sarstı. Sürece baktığımızda tüm ülkelerin sorunlar yaşadığını görüyoruz. Çok yüksek oranda borçlanmaların gerçekleştiğini görüyoruz. Toplam borç 24 trilyon dolar artıyor. Kamu maliyesinde 16 trilyon dolarlık harcama görüyoruz. Dünyada bazı şeylerin bu süreçte farkına varıldı. Tedarikteki kopukluklar, emtia fiyatlarındaki artış… Pek çok konuşulmayan konu ortaya çıktı. Güçlü bir büyüme bekliyoruz. Türkiye’ye pozitif yansıması olacak. Aşılamaya bağlı olarak covid sürecini gözlemleyeceğiz. Dünya çok önemli bir sorunla karşı karşıya kaldı. Borçlanmada, bütçe açıklarında tüm ülkeler önümüzdeki yıllarla bunlarla mücadele edecek.

Ülkelerin genel anlamda borçlanmaları söz konusu. Ciddi sorunların ortaya çıkacağını düşünüyorum. Tedarik sorunları artık özellikle tedarik zincirlerinde bölgesel tedarik noktalarının oluşması gerektiğini gösterdi. Çin, Uzak Doğu merkez değil de çok merkezli tedarik noktaları kurulmalı. Türkiye önemli konuma sahip. Güçlü bir altyapıya sahip. Bu sorunların giderilmesi ülkelerin tek alacağı kararlardan oluşmuyor. Uluslararası işbirliği, bölgesel birliktelikler, birlikte hareket etmeli ve ortak kararlar alınmalıdır.

2021 BÜYÜME AÇISINDAN DAHA OLUMLU BİR YIL OLACAK

Hükümet olarak sürdürebilir hareket etmeye çalıştık. Uyguladık, uygulamaya devam ediyoruz. Sağlıklı ve nitelikli büyümeyle sağlanır. Enflasyona yol açmayan, hane halkında aşırı bir borçlanmaya neden olmayan, istihdam, yatırım, üretimin arttığı bir ortam aslında sağlıklı büyümeyi ifade eder. Sağlıklı büyüme hangi oranda gerçekleştiğinden çok sürdürülebilir olması önemli. Temel problem büyümenin finansmanında yatırıyor. İç tasarruflarımız yatırımlarımız için yeterli değil. Bu da cari açıkla karşımıza çıkıyor. Dış tasarrufların akışında aksaklık olduğunda kurlarda oynaklık görüyorsunuz. Bu oynaklık enflasyona baskı yapıyor. 2020’ye gelince. 2020’de G20 ülkelerinde 1,8 rakamıyla Çin’le birlikte büyüyen tek ülkeyiz. 2. çeyrekten itibaren iç talepte canlılık oluştu.

2020 zor bir yıl oldu. 2021’e bakınca iktisadi faaliyetler canlı başladı. İhracat potansiyelimiz iyi gidiyor. Ocak-Mart döneminde 50 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. İlk çeyrekte öncü göstergelere baktığımızda yüzde 5,0 civarı bir büyüme öngörüyoruz. İkinci çeyrekte baz etkisiyle çift rakamlı bir büyüme söz konusu olacak. 2021’in büyüme açısından daha olumlu yıl olacağını düşünüyoruz. Kontrollü ılımlı yaklaşımda da hareket etmeliyiz.

ENFLASYONLA MÜCADELE KARARLI BİR ŞEKİLDE DEVAM EDECEĞİZ

Enflasyonla mücadele en temel önceliğimiz. Enflasyon aslında orta vadede arz talep sorunundan başka bir şey değil. Yapısal bazlı sorunlarımız da söz konusu. Siz talebi karşılayacak kadar üretemiyorsanız. Talebi kısıp arzı arttırmanız lazım. Enflasyonun yapısal sorunlarını çözmeye yönelik tedbirlerimiz var. 4 temel hususa vurgu yapmak isterim. Fiyat istikrarının olmadığı enflasyonun yüksek olduğu ortamda istihdamdan sağlıklı büyümeden bahsedemezsiniz. Enflasyon paranın alım gücünü azaltıyor. Belirsizlik ortamı oluşturuyor. Enflasyon gelir dağılımı açısından da düşük gelir grubunda daha fazla etkisi olduğunu da ifade etmek istiyorum.

Enflasyonla mücadelede nasıl bir yaklaşımda bulunacağız. İstihdam için büyüme, büyüme için yatırım, yatırım için daha az belirsiz ortama ihtiyacınız var. Bunun için de fiyat istikrarı ve finansal istikrara ihtiyacınız var. Sadece para politikalarıyla enflasyon problemi çözülmez. Bizim birincisi temel makro ekonomik politikalarımızda değişiklik söz konusu değil. Enflasyonla mücadeleye devam edeceğiz. Fiyat ve finansal istikrar için bu noktada MB Başkanımız kalıcı düşüş sağlanana kadar sıkı para politikası duruşuna devam edileceğini ifade etti. Önemli ama yeterli değil, yapısal sorunlar da önemli. Güven ortamı en temel ilkelerimizden biri. Kısa vadeli kazanımlar için orta ve uzun vadeli kazanımlardan vazgeçmeyeceğiz.

46,5 MİLYAR LİRALIK BÜTÇE AYIRDIK

Bütçe açığımız 4,3’ten bunu 3,5’a çektik. Bütçe açığının azaltılması demek daha az borçlanmanız demek. Risk primi düşmesi, faiz ödemelerinin daha az olması demek. Enflasyonun da aşağı çekilmesi noktasında önemli unsur. Çok detaylı çalışma yaptık. Her bir kalem üzerinden geçtik. Gelirde harcamada ne yapabiliriz. Bunları tartıştık. Bir karar aldık. Bunları yapabiliriz dedik. 0,5 puanı gelir tarafında, 0,3 puanı harcamalar tarafında. Kalıcı gelir artışı için tedbirler aldık. Düzenlemeler söz konusu oldu. Covid nedeniyle harcama yapma zorunluluğumuz olan alanlar ortaya çıktı. Bütçede olmamasına rağmen 46,5 milyar liralık harcama yapılmasını bekliyoruz. Ekstra bir gider söz konusu. 2021 yılı için ilave tedbir.

 

 

 

Devam et
Habere Yorum Yap

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir