Sezgin Baran Korkmaz, Botir Rakhimov Cihan Ekşioğlu'nun ofisinde! » Baykuş Haber
Connect with us

SİYASET

Sezgin Baran Korkmaz, Botir Rakhimov Cihan Ekşioğlu’nun ofisinde!

Sezgin Baran Korkmaz, Botir Rakhimov Cihan Ekşioğlu’nun ofisinde! Sedat Peker’in iddiaları ile gündeme gelen Karadenizli iş adamının dostlukları siyasi ve yurtdışına bakıldığında farklı kişilerle iş birliği yaptığını bunlardan birisinin ‘de FETÖ borsası olduğunu iddia edilmiş.. 

Yurt dışında bulunan Sedat Peker’in sosyal medya paylaşımları ve videolarıyla gündeme getirdiği Cihan Ekşioğlu hakkındaki iddialarla ilgili gazeteci Seher Yaşayacak belge ve fotoğraflar paylaştı.

İşte Yaşayacak’tan bomba açıklamalar:

Sedat Peker’le gündemimize giren Paramount Otel dosyasını sil baştan eden yeni bilgiler ve belgeler eşliğinde yazı dizisi hazırladım. Tarihe geçecek fotoda Sezgin Baran Korkmaz, Cihan Ekşioğlu ve Botir Rakhimov’u yan yana görüyorsunuz. Yer: Akmerkez Cihan Ekşi’nin ofisi.

Paramount Otel’e çöken ve şirketin Prag’a kaçırılışından çok sonra SBK’nın Paramount Otel’i almak için gerçekleştirilen toplantı anının fotosunu ilk kez yayınlıyorum. Şimdi sizi en başa otele çökülüş sürecine götüreceğim.

“RUS ŞÖFOR SANIYORDUK”

Bugüne dek yüzlerce kez yazdık çizdik. Paramount’un sahibi Atilla Uras’ın hastalığı ve yaşlılığını fırsata çevirerek otele nasıl çöküldüğünü anlattık. Atilla Uras’ın oteli Rus şoför Andrey Radyukevich’e sattığını sanıyorduk.

Andrey Radyuvecih’in Botir Rakhimov’un dünürü olduğunu belgeleriyle ortaya koyduk ve davanın seyri değişti. Sizlere adım adım otele çökülürken neler yaşandığını anlatacağım.

Andrey, Botir’in büyük oğlu Sardor’un kayın pederi. Satış sözleşmesinde adresini Vogue Otel olarak belirtmesine rağmen nihayet perdeyi araladık ve Andrey’in kim olduğunu ortaya çıkardık. Büyük bir planlı tasarlı şekilde otele çöküldüğünü kanıtladık.

Paramount’u Prag’a kaçıran Rus mafyasının şirketi Finsolvent SRO’nun 4 bin TL sermayeli tabela şirketi olduğunu ve şirketin başında Botir’in abisi Bahtiyar İkramoğlu’nun kayın pederi Komron Gafurov olduğunu da ortaya çıkarmıştık.

“EMNİYETİN İŞİNİ KOLAYLAŞTIRALIM”

İspanya, Ukrayna ve bilimum ülkede kırmızı bültenle aranan Botir Rakhimov ve abisi Bahtiyar İkramoğlu’nun sülale boyu planlı tasarlı bir şekilde otele çöktüğünü net bir şekilde söyleyebiliyoruz.

Andrey’in Rusya ve Belarus’ta birçok tabela şirketinin sahibi olduğunu da Rusya’daki haber kaynaklarımızın bizlere ilettiği belgelerle kanıtlıyoruz. Emniyet’in de işini kolaylaştıralım isterim.

Atilla Uras’ın son günlerinde yanında kızı Çiğdem varken Andrey’in kim olduğunun bir gizem olarak kalması da planlı tasarlı bir çöküş hikayesini kanıtlar nitelikte. Andrey’in kızı Alexandra Rakhimova’nın kimlik bilgilerinden de ayrıca doğrulamasını yaptık. Baba adı Andrey.

“TAM BİR ALDATMACA HİKAYESİ”

Otelin işletmecisi Botir Rakhimov dünürü olduğu bilgisini paylaşmayıp Atilla Uras’a sahte referans mektuplarıyla Rus işadamı diye tanıttığını belirtelim. Tam bir aldatmaca hikayesi.

Botir Rakhimov’un Avrupa basınında “Rus mafyasının eli” olarak tanımlandığını, bağlı bulunduğu mafya grubunun Rusya’da iki Türk’ün katledilmesi eylemine de karıştığını kırmızı bültenlerinde kara paracı olduğu bilgisini hatırlatalım.

Botir, Mart 2017’de Bakanlar Kurulu kararı ile TC vatandaşlığına Cihan Ekşioğlu sayesinde geçiyor. Tüm kırmızı bültenlerine rağmen ışık hızıyla vatandaşlık verildiği gibi ilk büyük vurgununu ise Paramount Otel’e çökerek gerçekleştiriyor. Sizce gideceği ülke olmayan biri…

bu denli büyük çaplı vurgunu tek başına gerçekleştirebilir mi? Türk’ün malına, mülküne çökme cesaretini nereden buldu sorusunu Yasemin Uras’ın, “babamın öldüğü gün Cihan otele tankla girdi” feryadından anlıyoruz.

Botir’in hamisi Cihan Ekşioğlu otele zırhlı araçla girerek otele çökerken sadece otele ve Milas tapusuna çökülmediğini vurgununun çok daha büyük olduğunu da belgeleriyle sizlere sunuyorum.

Andrey’i 81 yaşındaki Atilla Uras’a Rus işadamı olarak tanıtan şebeke Atilla Bey’in tüm kişisel mallarına da çöktüğünü öğrendik. İstanbul ve Ankara’da vergi rekortmenliği bulunan saygın bir işadamına reva görülenler kabul edilebilir gibi değil.

“ORMAN BAKANLIĞI EVRAKINI İLK KEZ YAYINLIYORUZ”

Atilla Uras, 26 Haziran 2018’de vefat etti. Vefatından 13 gün önce komadayken Botir’in dünürü Andrey’in şirketi Prag’a kaçırılışına onay veren Orman Bakanlığı evrağını ilk kez yayınlıyoruz.

MASAK ve Orman Bakanlığı, bir Rus’un Prag’da tabela şirkete Paramount’u kaçırışına uyumuş ve hatta onay da vermiş. Neden yerinde inceleme yapılmadığı da ayrı bir hata olarak karşımıza çıkıyor.

Atilla Uras’ın vefat ettiği gün Cihan Ekşioğlu otele zırhlı araçla girdikten sonra neler yaşandı derseniz hukuktaki karşılığı nitelikli yağma! Gelin bunları da belgeleriyle açıklayalım. Bize Atilla Bey’in vefat ettiği gün tüm kıymetli eşyalarının yağmalandığın birçok tanık iletti. Ancak belgelendirmek gerekiyordu. Uzun uğraşlar sonucunda nitelikli yağmanın boyutunun 100 milyonlarca TL’lik kıymetli eşyalar olduğunu belgeledik.

Paramount’un satış sözleşmesinde otel içindeki villanın Atilla Bey’in mülkü olarak ömrünün sonuna kadar onda kalacağı bilgisi mevcut. Atilla Bey’in vefat ettiği gün konut dokunulmazlığı ihlal edilerek tüm kıymetli eşyalarının çalındığı bilgisini belgelendirdik.

Atilla Uras’ın 4 çocuğu yani 4 varisi var. Vefat ettiğinde tüm malları ve kıymetli eşyalarına sadece Hakim ve kalemi zabıt altına alabilir. Buna “tereke dosyası” denir. Atilla Bey’in varislerinin avukatı ve Hakim oteldeki villaya giderek tutanak tutar.

Tereke dosyasında Hakim tarafından kayıt altına alınan resmi foto ve belgeleri yayınlıyorum. Kasa bomboş. Sizce de Atilla Uras gibi vergi rekortmeni iş insanının kasası boş olabilir mi?

“BOŞ KASALARIN YERİNİ NEREDEN BİLİYORLAR”

İşin en enteresan yanı Baki Kayan’ın Hakim’e kasaların yerini göstermesi olduğunu kayıtlara geçirelim. Avukatlar ve Hakim’in en şaşırdığı an kasaların yerini gösteren Baki Kayan olması. Atilla Bey’in boş kasalarının yerini nereden biliyorsun Baki Kayan? Çocukları bilmezken…

Atilla Uras’ın değeri 100 milyonları bulan ve kaybolan eşyalarının en önemlilerini yayınlayalım da 400 bin Euro’luk saat takan Cihan Ekşioğlu’na soralım otele tankla girdin de Atilla Bey’in tabloları, heykelleri nerede? Cevap verebilir mi bilemiyorum 1 haftadır yine kayıp.

Atilla Uras’ın villasında bulunan kış tablosunun değeri 20 milyon dolar olduğu ancak tablonun kayıp olduğunu Yasemin Uras bizlere iletti. Değeri milyonları bulan heykeller de kayıp! Tüm kayıp değerli eşyaların fotosunu ise birazdan yayınlayacağım!

“DEVLETİN KASASINDAN ÇALMIŞLAR”

Atilla Uras’ın kayıp kıymetli özel eşyalarını anlatmadan önce en ağrıma gidenin babaannesinden kalan tarihi Kuran-ı Kerim’i, tarihi kama ve 2 saati devletin kasasında dururken 2 ay önce Yasemin Uras tarafından yedi emin olarak alındığını ve orijinal çıkmadığını belirtmeliyim.

Yasemin Uras devletin kasasından teslim aldığı tarihi Kuran-ı Kerim’i ve kamayı bilirkişiye incelttiğini ve orijinal çıkmadığını söyledi. Uras, “Devletin kasasına gitmeden önce değiştirildiğini ve Adalet Bakanlığı’na zararı karşılatmaya çalıştıklarını düşündüğünü” belirtti.

Gelelim Atilla Uras’ın çalınan kıymetli eşyalarından en önemlilerini yayınlamaya. Fotolarda kayıt altına alınırken çekildiğini çok net şekilde kanıtlayabiliyoruz görüleceği üzere.

İlgili Hakimlikte 400 adet fotoğrafla tüm özel eşyalar kayıt altına alınmasına rağmen tutanağın tereke dosyasından çıkmadığını söyleyen Yasemin Uras, “babamın çorabının bile tutanak altında olması gerekiyordu. Ancak tutanağı Hakimlikte bulamadık” dedi.

Yasemin Uras, babası vefat ettiğinde bir çok kıymetli eşyanın ilk etapta çalındığını, kayıt altına alınanların ise ayrıca çalındığını ve yediemin deposunda çıkmadığını belirtti.

Hakim huzurunda belgelenen değerli eşyaların ilk yedieminin Geylan Dursunoğlu olduğunu belirten Yasemin Uras, tüm kıymetli eşyaların kamyonla depoya kaldırıldığını belirtti.

Yasemin Uras, yediemin deposuna gittiklerinde Hakimlik tarafından kayda alınan fotolarını paylaştığımız kıymetli eşyaların yerinde olmadığını ifade etti.

Paramount Otel’de sadece otele değil Atilla Uras’ın tüm kıymetli eşyaların hatta Kuran-ı Kerim’in bile çalındığı bir yeni Türkiye öyküsü olduğunu kayıt altına alalım istedim.

 

Kaynak: Yenicağ