Connect with us

SAĞLIK

Şüphe ve tedirginlik vaka ayrımını zorlaştırıyor

Koronavirüs salgını sonrası tüm dünya ülkelerinde vaka sayılarında artış devam ediyor, Türkiye’de bu durum aynı seyrediyor. Her geçen gün vaka ve ölüm sayıları artmakta. Uzmanların yaptıkları açıklamalarda ise korku ve şüphe ile paniğe neden olanlar süreci uzatıyor açıklaması yapıldı.

Panik havası ve hastalığı erken teşhis isteği, kendinden şüphelenenlerin test yaptırmak üzere sağlık merkezlerine akın etmesine sebep oldu. Uzmanlar, “şüphe yoğunluğunun” gerçek hastaların tespit edilmesini zorlaştırdığını vurguluyor.

Koronavirüs vakalarının ülkemizde de giderek artması, virüsün mutasyonu ve bulaşma yolları ile ilgili sosyal medyada yapılan spekülasyonlar, toplumu virüs paranoyasına sürükledi. Başlangıç belirtilerinin mevsimsel griple çok benzer olması, kendinden şüphelenen binlerce kişiyi hastane kapılarında test kuyruğuna soktu.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca “Hasta kişileri tespit etmek için mümkün olduğunca çok test yapacağız ama 80 milyona bir anda test yapmak mümkün ve mantık değil” diyor. Şüphe üzerine test yaptırmak virüs tehlikesini ortadan kaldırır mı, koronavirüs testi yapılmasına kim karar vermeli ve virüsün kaynağı yaşlılar mı gibi soruların cevaplarını ve dünyayı tehdit eden Covid-19 salgını ile ilgili merak edilen soruları Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Uzmanı Dr. Asiye Bahar Kaçmaz cevapladı…

Dr. Kaçmaz “Covid-19 tanı (teşhis) kitleri hastaların talepleri üzerine değil. İlgili doktor tarafından hastanın bulgu ve fiziki muayenelerine bağlı olarak karar verilmelidir” dedi.

ATEŞ, ÖKSÜRÜK VE NEFES DARLIĞI VARSA

Koronavirüs tanı testi kimlere yapılmalı? Buna kim karar vermeli?

Koronavirüs teşhis testlerinin Sağlık Bakanlığının 23 Mart tarihinde güncellenen Covid-19 rehberinde muhtemel vaka tanımlamasına uyan durumlarda kullanılmasını tavsiye ediyoruz. Testin klinik bulgular dışında ülkemizdeki lokal yayılım ve epidemi durumu yüzünden yurtdışı seyahat veya Covid-19 bulaşmış hastayla temasına bakılmaksızın sadece ateş, öksürük ve nefes darlığı şikâyetleri olan hastalarda da uygulanması gerekiyor. Covid-19 testi yapılabilmesi için öncelikle ilgili hekimin klinik değerlendirmeleri ve fiziki muayenelerini tamamlaması testin uygulanması için önemli bir kriter oluşturmaktadır.

İZOLASYONA UYUN AİLENİZİ KORUYUN

Annemizi babamızı çocuğumuzu korumak için nasıl davranmalıyız?

Ailemizi virüsün bulaşmasından korumak için özellikle büyüklerimizin ve altta yatan kronik hastalığı olan fertlerin evden çıkmaması kuralına kesinlikle uyuyor olmak en ciddi koruyucu tedbirdir. Evde bir arada bulunulduğunda da sosyal hayatta olduğu gibi aile fertleri arasında sosyal mesafe ve temasların en aza indirilmesi, el hijyeninin etkili bir şekilde uygulanması, odaların sık sık havalandırılması, mümkünse ayrı odaların kullanılması, ortak havlu, bardak, kullanılmaması, aynı tabaktan bir şey yememek ve ortak kullanım alanlarının günlük temizliğinin yapılmasını tavsiye ediyoruz.

YAKIN TEMAS HASTA EDER

Virüsü alan herkes hastalanır mı? Hastalık yapması için aldığı miktar önemli mi?

Virüsün hastalık yapabilmesi için birçok faktör etkili oluyor. Bulaş yolu, alınan virüs miktarı da bu manada oldukça önem taşıyor. Damlacık yoluyla bulaşın en sık ve önemli bulaş yolu olduğunu unutmayalım. Hasta kişilerin öksürmesi, hapşırması veya konuşması sırasında çıkan damlacık partiküllerinin bir metreden daha uzağa gitmediğini ve yere düştüğünü biliyoruz. Bu sebeple hasta olsun ya da olmasın kişilerin en az bir-bir buçuk metre mesafe bırakma kuralına uyması, sık ve en az 20 saniye el yıkaması, kişilerin birbirleriyle olan temasını mümkünse sıfırlanması ve özellikle kapalı mekânların sık sık havalandırılmasının her ortamda virüsün bulaşma riskini en aza indirdiğini söyleyebiliriz.

YAŞLILAR VİRÜSÜN MAĞDURU

Toplumun bazı kesimlerinde virüsün kaynağı yaşlılarmış gibi algı var.
Salgınının önlenemediği her durumda özellikle yaşlılarımız, altta yatan hastalıkları ve bağışıklıklarının daha zayıf olması sebebiyle hastalığın gidişatı açısından risk altında ve bu salgının mağduru durumunda. Yaşlılardan dışarı çıkmamalarını istememizin sebebi virüs yaymaları değil, virüsten etkilenmemeleri.

Gençler “Bana bir şey olmaz, olsa da iyileşirim” diyerek rahat olmalı mı?

Öncelikle onlara virüs bulaşmasının mutlaka önüne geçmemiz gerekmektedir ve bu geçişten asıl sorumluların da enfeksiyonu daha hafif geçiren genç hastalar olduğunu biliyoruz. Tabii ki 65 yaş altındaki hastalarda hastalığın daha iyi seyrettiğini görmekteyiz ancak bu yaş grubunda da kronik hastalık sıklığının azımsanmayacağını ve altta yatan hastalık olmasa da “Hastalık yoktur, hasta vardır” mantığıyla tedbiri asla elden bırakmamak gerektiğini unutmamak gerekir.

GELİŞTİRİLECEK AŞI UZUN SÜRE BAĞIŞIKLIK SAĞLAYABİLİR

Geliştirilecek olan aşı virüse karşı uzun süre bağışıklık sağlayabilir mi?

Önceki gün çıkan bir habere göre Johns Hopkins Üniversitesi Fizik Laboratuvarında Covid-19’un bin farklı virüs örneği üzerinde çalışılıyor. Bu çalışmalarda Amerika’da insanları enfekte eden suşlarla Vuhan’da yayılan orijinal virüs arasında 4 ila 10 genetik farklılık olduğu ve elde edilen bulgularla virüsün nispeten kararlı olduğu düşünülmektedir. Bu mutasyon oranı SARS-CoV-2 için 12-18 ay içinde geliştirilebileceği düşünülen aşının her yıl yenilenmesini gerektirmeyeceği, bu sebeple kızamık ve suçiçeği gibi uzun süre bağışıklık sağlayabileceğini düşünülüyor. Tabii ki gelişmeler aşı çalışmaları için oldukça umut verici. Ancak yaşadığımız süreç içinde aşıların, Covid-19 pandemi kontrolünde kullanılamayacağını da unutmamamız gerekiyor.

TEST VİRÜSTEN KORUMAZ

Herhangi bir şikâyeti olmadan “Bende var mıdır?” diye koronavirüs testi yaptırmak doğru mu? Sonuçları neler olabilir?

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de salgının etkilerini bu kadar ciddi bir şekilde yaşarken herhangi bir şikâyet yokken ya da teşhis kriterleri ortaya çıkmadan test yaptırmak doğru değildir. Çünkü test sizi virüsten korumaz. Bugün tespit edilmeyen virüs gerekli sosyal izolasyon önlemleri ve hijyen kurallarına uyulmadığı takdirde bir saat sonrasında bile bulaşabilir. Testin negatif çıkması kişiyi gereksiz rehavete ve dolayısıyla da riske sokar. Unutmayalım ki virüs bulaşmış insanların yaklaşık yüzde 80’i hastalığı oldukça hafif atlatıyor ancak bulaştırıcılığı ise devam ediyor. Salgın kontrolündeki en önemli noktalardan biri bu aşamadaki kişilerin test yaptırmasından çok kişisel izolasyon tedbirleri ile bulaş zincirini kırabilmesidir.

Haberi Okumaya Devam Et
Advertisement
Habere Yorum Yap

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

İstanbul’daki vefat sayılarında korkutan tablo Ak Parti ve MHP önlem alamıyor!

İstanbul’daki vefat sayılarında korkutan tablo Ak Parti ve MHP önlem alamıyor! İBB başkanı İmamoğlu’nun sayıları her gün açıklaması sonrası sağlık bakanlığı hasta sayıları açıklamış fakat ölümleri tam anlamı ile açıklayamamıştı, Bir çok şehirde ise durum oldukça vahim Ak parti ve MHP ise önlem alamadığı sağlık sistemi alarm veriyor milyonlarca insan virüs ile karşı ,karşıya kalmaktan korkuyor, Hükumette seslerini duyuran milyonlar tam anlamı ile kapanalım demesine karşın Hükümet ise bu şekilde bir kapanma istemiyor! MHP ve AK parti kapanmaya gerek olmadığını açıkladı!

Ak troller ise ölüm sayıları ile ilgili algı yapmaya devam ediyor, ölüm yok, herkes işine baksın, CHP algı yapıyor diyerek iktidar partisini savunduğu görüldü. savunan içinde Nedim Şener, Ahmet hakan, gibi isimlerde var.

Corona virüs salgının merkezi olan İstanbul’daki toplam ölüm sayısı, Kasım ayında geçtiğimiz yıllara göre 2 katına çıkmış durumda. 2018 ve 2019’da günlük ortalama 200’ler civarında olan vefat sayısı, bu yıl Kasım ayında 400’lere ulaştı

Corona virüs salgınında vaka sayılarının tekrar zirve yapması ile birlikte açıklanan vefat sayıları ile ilgili tartışmalar da yeniden gündemde. Salgının merkezi durumunda olan İstanbul’daki vaka ve vefat sayısı da bu tartışmaların odağında yer alıyor.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, corona virüs salgınının İstanbul’da geldiği nokta ile ilgili geçtiğimiz günlerde uyarılarda bulunarak İBB Mezarlıklar Daire Başkanlığı’na sağlık kurumlarından “bulaşıcı hastalık” kodu ile her gün gönderilen vefat sayısının, Türkiye için açıklanan vefat sayısının en az 50 kadar fazlası olduğunu söylemişti.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da  “Açıkladığımız tüm rakamlar doğru, herkes icraata odaklanmalı” demişti. İmamoğlu da bakana yanıt vererek İstanbul’da geçen senenin Kasım ayı ile bu yılın Kasım ayı arasında son 10  günde iki katından fazla ölüm sayısına ulaşıldığını belirterek “Geçen sene ile bu sene arasında başka bir bulaşıcı hastalık yok ki; bir tek covid var. Geçen sene ile bu sene arasında başka bir bulaşıcı hastalık varsa açıklasınlar. İki katını aşan vefat sayısı var” demişti.

İBB Mezarlıklar Daire Başkanlığı Küçükçekmece Mezarlıklar Gasilhanesi (Fotoğraf: Fahrettin ÖZTÜRK)

VEFAT SAYISI 2 KATINA ÇIKTI

Son olarak Küçükçekmece’deki gasilhane önünde yıkanmayı bekleyen cenazeler nedeniyle oluşan uzun kuyruk görüntüsü İstanbul’daki son durumu da özetler nitelikte. İstanbul’da son 3 yılın Kasım ayındaki vefat sayıları arasında neredeyse 2 katı ulaşan bir fark dikkat çekiyor. 2018 ve 2019 yılının Kasım aylarında günlük ölüm sayısının 200’ler civarında olduğu İstanbul’da, bu yıl sayı 400’ler seviyesinde. E-Devlet uygulaması üzerinde İstanbul’daki vefat sayıları sorgulandığında 2018 yılında 1-26 Kasım arasında  toplam vefat sayısı 5 bin 385 iken 2019’da aynı dönemde bu sayı 5 bin 312 oluyor. 2020 yılına gelindiğinde ise 1-26 Kasım tarihleri arasındaki toplam vefat sayısı 9 bin 828’e çıkıyor.

“BULAŞICI HASTALIK” KODU TARTIŞMASI

Bulaşıcı hastalık kodu ile sağlık kurumlarından İBB Mezarlıklar Daire Başkanlığı’na gönderilen ölüm bildirimleri de tartışma konusu. Salgın öncesinde ölüm raporlarında bu kod pek kullanılmadığı için geçtiğimiz yıllar ile karşılaştırma yapmak mümkün değil. “Bulaşıcı hastalık” olarak kayıtlara geçen her ölümün Covid-19’a bağlı olup olmadığı da tartışmalı.  İstanbul’da son 9 ayda İBB Mezarlıklar Daire Başkanlığı’na sağlık kurumlarının “bulaşıcı hastalık” kodu ile bildirdiği vefat sayıları; Nisan ve Mayıs ayında binlerle ifade edilmeye başlarken Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül’de yüzler seviyesine indi. Ekim ayında ise vefat sayısı tekrar binlerle ifade edilmeye başlanmış durumda. İlk vakanın görüldüğü Mart ayından Kasım ayına kadar bulaşıcı hastalığa bağlı olarak İstanbul’da hayatını kaybedenlerin sayısı ise 11 bin 600’ü buldu.

istanbuldaki-vefat-sayilarinda-korkutan-tablo-ak-parti-ve-mhp-onlem-alamiyor

Kaynak: Özlem GÜVEMLİ

Haberi Okumaya Devam Et

GÜNDEM

AK parti ve MHP’nin sakladığı Bursa’da koronavirüs kaynaklı ölümler artınca yüzlerce yeni mezar yeri açıldı

AK parti ve MHP'nin sakladığı Bursa'da koronavirüs kaynaklı ölümler artınca yüzlerce yeni mezar yeri açıldı

AK parti ve MHP’nin sakladığı Bursa’da korona virüs kaynaklı ölümler artınca yüzlerce yeni mezar yeri açıldı. Görüntüler korkunç derecede olması ise vatandaşı tedirgin ederken çalışmak ve işe gitmek zorunda kalanlar ise yarının ne olacağını bilmiyoruz her gün ölüme yürüyoruz, devletimizin kapanma yapması gerek, bizi duymuyorlar, 15 – 20 gün kapanmada hiçbir iş yeri batmaz, devletimiz elektrik, su, doğalgaz gıda yardımı yapmalı, bunu yapmalı.

Görüntü sonrası Hükumete sesler yükselirken, sağlık bakanı Kocanın yakın Zaman’da istifa edeceği koşuluyor.

CHP ve İYİ parti aylar önce uyarmıştı, hükumet dikkate almamıştı.

Hükumet henüz yeterli adımları atmaması sebebiyle eleştiriliyor, sayıların bu şekilde artması sonrası ise bir çok bakan ve vekilin Ak partiden istifa etmesi bekleniyor.

 

Haberi Okumaya Devam Et

SAĞLIK

Ordu Devlet Hastanesi’nde Hastanelerin boş alanları yoğun bakıma dönüştürülüyor

Ordu Devlet Hastanesi'nde Hastanelerin boş alanları yoğun bakıma dönüştürülüyor

Ordu Devlet Hastanesi’nde Hastanelerin boş alanları yoğun bakıma dönüştürülüyor! Korona sayılarının sürekli artması sebebiyle gözler İstanbul ve Ankara’ya çevrilse ‘de Türkiye’nin diğer illerde durum pekte iç açıcı değil, Ak trollerin sürekli hastalık yok vaka sayısı az demesi ve İktidara yakın medyanın ise sayılar az iddialar doğru değil demesi dahi durumun gerçekliğini gizleyemedi. Hükumete baskılar her geçen gün artıyor, İYİ parti ve CHP esnafa ve millete destek olmak ve kapanmak gerekiyor bu şekilde yapılması gerekiyor doktorları dinlemek gerekiyor dense ‘de MHP lideri ve AK parti üyeleri ve vekilleri ise kapanmaya tamamen karşı olduklarını belirtiyor.

Ordu’da artan korona virüs vakaları nedeniyle salgın kapsamında ilave tedbirler alınmaya başlandı. Buna göre, Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ana hizmet binasında bulunan yemekhane ve birinci katında bulunan birimlerin de boşaltılarak, yoğun bakım olarak hizmete açılması kararlaştırıldı.

DHA’da yer alan habere göre, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın vaka sayısında yüzde 100’e yakın artış yaşandığı iller arasında olduğunu bildirdiği Ordu’da salgın kapsamında yeni tedbirler alınmaya başlandı.

BİRÇOK ÖNLEM ALINDI

Korona virüs vaka sayılarındaki artış nedeniyle hastanelerin prefabrik binalarındaki polikliniklerin kapatılmasına, otopark, yemekhane ve ek binaların da yoğun bakım servisine dönüştürülmesine karar verildi. Kentte ayrıca acil olmayan cerrahi işlemlere ara verilecek, ameliyathaneler yalnızca acil cerrahi girişimler yapılacak şekilde düzenlenecek.

Ayrıca kentte bulunan Altınordu İlçe Sağlık Müdürlüğü ve Ordu Verem Savaş Dispanseri hizmet binalarının boşaltılarak, yataklı servis ve yoğun bakım oluşturmak üzere Eğitim Araştırma Hastanesi’ne tahsis edilmesine karar verildi.

ACİL DURUM DIŞINDA AMELİYAT YAPILMAYACAK

Alınan kararlar kapsamında, hastane idarelerince Covid-19 yoğun bakım, servis ve polikliniklerinde branş farkı gözetmeksizin bütün klinisyen hekimlerin görev almasını sağlayacak şekilde planlama ve düzenleme yapılacak. Ayrıca acil olmayan cerrahi işlemlere ara verilecek, ameliyathaneler yalnızca acil cerrahi girişimler yapılacak şekilde düzenlenecek.

Ameliyathanelerde çalışan personel, hastanelerin diğer alanlarında görevlendirilecek. Personel ihtiyacı duyulması halinde ise Toplum Yararına Program (TYP) kapsamında çeşitli kurumlarda çalışan personeller, İl Sağlık Müdürlüğü’nce ihtiyaç duyulan alanlarda çalıştırılacak.

Kaynak Yeniçağ:

 

Haberi Okumaya Devam Et

Popüler