Kuşburnu çayının faydaları nedir ? Kuşburnu çayı nasıl yapılır ? | Baykus Haber
Connect with us

SAĞLIK

Kuşburnu çayının faydaları nedir ? Kuşburnu çayı nasıl yapılır ?

Kış aylarının gelmesi ve metabolizmamızsın alternatif olarak bitkisel desteklere ihtiyaç duyuluyor. Bu ihtiyaçlarımızı alternatif  olarak karşılayacak ve  keyifli bir şekilde tüketilen Kuşburnu çayı karşımıza çıkıyor. Peki kuşburnu çayı zayıflatır mı? İşte kuşburnu yağının faydaları…

 

 

 

Kuşburnu çayı, başta grip ve nezle olmak üzere birçok hastalığa iyi gelmektedir. Ölçülü miktarda düzenli olarak tüketilmesi doğal ağrı kesici işlevi görerek sırt ve eklem ağrılarının dinmesine yardımcı olmaktadır. Kuşburnu yağ olarak hazırlanıp saç ve cilt bakımında kullanıldığında ise saç derisini besleyerek saç dökülmesine engel olmaktadır.

 

 

Kış aylarında solunum yolları hastalıklarının tedavi edilmesi için şifa kaynağı olarak tüketilen kuşburnu çayı, doğada kendiliğinden yetişen kırmızı renkli bir bitkidir. Ortaçağ’da enfeksiyon hastalıklarının tedavisi için başvurulan kuşburnu çayı, C vitamini kaynağı olması nedeniyle de özellikle solunum yolu hastalıklarına karşı vücut direncini arttırmaktadır. Sağlıklı besinlerin ortak özelliği güçlü antioksidan kaynağı olmalarıdır. Antioksidan kaynağı besinler, vücudu toksinlerden arındırarak birçok hastalığa karşı korumaktadır. Kuşburnu çayı da güçlü bir antioksidan kaynağı olması nedeniyle bağışıklık sisteminin güçlenmesinde etkili olurken mevsimsel hastalıklara karşı koruyucudur.

Kuşburnu yağının faydaları ve kullanım alanları nelerdir?

KUŞBURNU ÇAYININ FAYDALARI NELERDİR?

Mevsimsel hastalıkların kısa sürede tedavi edilmesini sağlayan kuşburnu çayı, en çok tercih edilen bitkisel tedavi yöntemlerinden biridir. Kuşburnu çayı, kış aylarında tüketildiğinde solunum yolu hastalıklarına karşı iyileştirici etkiye sahiptir ve düzenli kullanılması durumunda boğaz ağrılarını hafifletmektedir. Sadece mevsimsel hastalıklara karşı değil, kronik ağrıların da kısa sürede iyileşmesine yardımcı olmaktadır. Geleneksel tıp tedavisinde hastalıkların çabucak iyileşmesi için tüketilen kuşburnu çayının faydaları şöyledir:

 

– Güçlü bir antioksidan kaynağıdır. Kırmızı ve mor renkli meyve ve sebzeler antioksidan bakımından en zengin bitkiler olarak kabul edilmektedir. Kuşburnu da en güçlü bitkiler arasında yer alarak vücudu toksinlerden arındırmaktadır.

– Antioksidan kaynağı kuşburnu, düzenli olarak tüketilmesi halinde vücuttaki serbest radikallerin yani kanser hücrelerinin yayılmasına engel olmaktadır.

– Kalp ve damar sağlığını korumaktadır Damar sertliği, yüksek kolesterol ve kan basıncının artmasına engel olarak kalp krizi riskini azaltmaktadır.

– Vücuttan toksin, enfeksiyon ve iltihapların atılmasına bağlı olarak bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Bağışıklık sisteminin güçlenmesi, mevsimsel ve kronik hastalıkların ortaya çıkmasına engel olmaktadır.

Kekik suyunun faydaları nelerdir, nasıl kullanılır? Kekik suyu zayıflatır mı?

– Kuşburnu çayı, mide asidini dengeleyerek mideyi rahatlatmaktadır Reflü ve ülser gibi mide rahatsızlıklarının görülmesine kısmen engel olmaktadır.

– Kuşburnu çayının adet söktürücüolduğu da ayrıca belirtilmektedir. Adet döngülerinde kasılmalardan kaynaklı ağrıların dinmesine yardımcı olmaktadır.

– Bağırsakların sağlıklı çalışmasınasağlayan kuşburnu çayı, kabızlık gibi sindirim problemlerine iyi gelmektedir.

– Kuş burnu çayı, sivilce ve sivilce lekelerinin tedaisinde kullanılabilmektedir. Cildin nem dengesini sağlayarak daha parlak ve canlı bir görünüm kazanmasını sağlar.

– Eklem ağrıları için doğal ağrı kesici olarak tüketilmektedir.

– Yanlış beslenme ve zararlı alışkanlıklardan kaynaklı meydana gelen iltihap ve enfeksiyonun vücuttan doğal olarak atılmasını sağlamaktadır.

 

KUŞBURNU ÇAYI ZAYIFLATIR MI?

Sindirim sisteminin daha düzenli çalışmasını sağlayan kuşburnu çayı, kabızlıktan kaynaklı şişkinliğe iyi geldiği için zayıflamaya yardımcı olmaktadır. Fazla tuz ve sudan vücutta meydana gelen ödemin atılmasını sağlamaktadır. Ara öğünlerde 2-3 adet cevizle tüketildiğinde uzun süre tokluk hissi vererek daha hızlı ve kalıcı kilo vermeye yardımcı olmaktadır.

Ayva yaprağı çayının faydaları nelerdir? Taze ayva yaprağı nasıl kurutulur?

KUŞBURNU ÇAYI NASIL HAZIRLANIR?

1 su bardağı kurutulmuş kuşburnu çayı biraz kırıp çatlattıktan sonra yıkanıp temizlenir. 4-5  su bardağı su ekledikten sonra ocağa konur ve 10 dakika kaynatılır. Çayın tadının daha yoğun ve güzel olması için diri kalan kuşburnu tanelerini kaşıkla bastırılarak ezilir. 10 dakika kaynattıktan sonra 10 dakika da demlenmesi ve dinlenmesi için bekletilir. Beklettikten sonra süzgeçten süzerek içilebilir. İsteğe bağlı, tarçın, karanfil, limon ya da bal eklenerek tüketilebilir.

Çam kozalağın faydaları nelerdir? Çam kozalağından astım ilacı nasıl yapılır?

KUŞBURNU YAĞININ FAYDALARI NELERDİR?

Solunum yolu hastalıklarına şifa kaynağı olan kuşburnu çayı, cilt bakımında da oldukça önemli bir yere sahiptir. Özellikle cildin nem dengesini sağlayan kuşburnu yağı, hücre yenilenmesini destekleyerek kırışıklık tedavisinde kullanılmaktadır. Cildi toksinlerden arınmasına yardımcı olarak daha canlı ve sağlıklı bir görünüm kazandırır. Düzenli olarak kuşburnu yağının uygulanması güneş ve sivilce gibi cilt lekelerinin azalmasına yardımcı olmaktadır.

İğdenin faydaları nelerdir? İğde çayı öksürüğe iyi gelir mi? İğde çayı nasıl hazırlanır?

Cildin daha nemli ve dinamik görünmesini sağlayan kuşburnu yağı, saç diplerine masaj yaparak uygulandığında saç derisinde meydana gelen bakteri oluşumunu büyük oranda azaltmaktadır. Saç derisinin ihtiyacı olan bakımı sağladığından kepeklenme ve saç dökülmesini büyük oranda azalttığı gözlemlenmektedir.

Haberi Okumaya Devam Et
Advertisement
Habere Yorum Yap

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SAĞLIK

Bilim Kurulu üyesinden uyarı: İstanbul’da artış eğilimi var! daha önce Ak Parti Kongresi Yapılmıştı!

Bilim Kurulu üyesinden uyarı: İstanbul’da artış eğilimi var! daha önce Ak Parti Kongresi Yapılmıştı!

Bilim Kurulu üyesinden uyarı: İstanbul’da artış eğilimi var! daha önce Ak Parti Kongresi Yapılmıştı! Bir çok ilde artış devam ederken artışın olduğu illerde Ak partinin kongre yaptığı tespit edildi, Cumhurbaşkanı Erdoğan henüz konuyla ilgili konuşmazken, Cumhur ittifakı ortakları ise konuyla ilgili sorulara henüz cevap ve açıklama yapmaması dikkatlerden kaçmadı.

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, İstanbul’daki son durumu da değerlendirdi ve “İstanbul, ilçeler arası nüfus geçişinin çok fazla olduğu bir il. Bu nedenle açılmalarla ilgili kararlar, ilçe değil il bazında alınmalı. Son bir haftadır test pozitiflik oranları ve vaka sayısında bir artış gözlüyoruz. Bu nedenle İstanbul’da tam açılma için henüz erken” dedi.

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi ve İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, illere göre vaka oranlarının açıklanmasının ardından yerinde yönetim dönemine geçilen Türkiye’de, il pandemi kurullarının gözeteceği kriterleri anlattı.

İl pandemi kurullarının birtakım eşik değerlere göre açılma ya da kısıtlama kararlarına gideceğini belirten Prof. Dr. Yavuz, “100 bin nüfusta son 7 günde görülen enfeksiyon insidansına (yeni olguların nüfusa oranı) bakılacak. Bu insidans belli eşik değerlerin altına düştüğü zaman açılmaya gittiğinizde riski de düşürmüş oluyorsunuz. Daha güvenli bir yöntem. Şu an Türkiye’de o eşik değerlerin altında olan 10-20 kadar il var mesela. Buralar hem okullar, hem diğer kapalı olan yerlerin açılması anlamında daha güvendeler. Yalnız sadece oranlardaki düşüş değil, bu düşüşün süreklilik göstermesi de gerekiyor. Yani il pandemi kurullarının bakması gereken bir diğer parametre de tabii ki infeksiyon hızının haftalar boyunca düşüş trendi içinde gitmesi, yani artmaması. Düşüş olmuş ama artışa geçtiği bir ortamda açılmalara giderseniz o da sıkıntı yaratabilir” dedi.

“SADECE NÜFUSA GÖRE ORANLAR DEĞİL, TEST POZİTİFLİK ORANLARI DA ÖNEMLİ”

Sadece nüfusa göre oranlar değil test pozitiflik oranlarının da önemli bir parametre olacağına işaret eden Prof. Dr. Yavuz, “Test pozitif oranlarının artması da istenmeyen bir durum. Yani salgının kontrolü açısından olumsuz bir durum. Ayrıca açılma olduğunda da (okul, kafeler vb), enfeksiyon kontrol önlemlerinin sıkı kurallarla belirlenmiş olması gerekiyor. İl pandemi kurulları bunların hepsini bir arada değerlendirerek kararlarını verecek” diye konuştu.

“YERİNDE YÖNETİMDE İSTANBUL FARKLI DEĞERLENDİRİLMELİ”

Yerinde yönetim kararlarında İstanbul gibi büyük şehirlerin farklı bir pozisyonda değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Yavuz, bunun nedenini ise şu şekilde açıkladı:

“İstanbul gerçekten hem iş akışı açısından hem de nüfus hareketliliği açısından farklı bir durumda. İlçeler arası hareketliliği çok fazla olan bir il. Onun için İstanbul’da il bazında kararlar alınmalı. İl pandemi kurulu burada ilçe ilçe de tespit edebiliyor enfeksiyon oranlarını ama bu şekilde çok geçiş olduğu için il bazında değerlenmek daha sağlıklı olur. Küçük yerlerde belki il pandemi kurulları diyelim bir köyde çok düşük bir enfeksiyon oranına göre açılma ya da bir köyde çok yüksek oralar nedeniyle kapanma kararı alabilir ama İstanbul’un bu anlamda diğer illere göre gerçekten daha farklı değerlendirmesi gerekir.”

“HASTANE KAPASİTELERİ DOLU DEĞİL AMA TEST POZİTİFLİK ORANLARI ARTIYOR”

İstanbul’daki oranların bir önceki haftaya göre yükselme eğiliminde olduğuna işaret eden Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, bu nedenle tam açılma için henüz erken olduğunu belirterek sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Bir önceki haftaya göre artış var. Bizim kendi hastanemizde ya da arkadaşlarımızla konuştuğumuzda, hafif bir kıpırdanma olduğunu söyleyebiliriz hem test pozitifliği oranları hem de vaka sayısı anlamında. Bu da biraz alarmda olmamız gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Demin söylediğim o azalma trendinin görülmesi ve devam etmesi gerekiyor. Şu anda henüz bu durum yok, hatta biraz yukarı doğru gidiyor test pozitifliği olarak da vaka sayısı olarak da. Her ne kadar hastanelerde bir kapasite sıkıntısı, yoğun bakım kapasitesinde bir doluluk olmasa da ki açılma kararlarında bunlar da önemli kriterler arasında yer alıyor, ağır hasta sayısının çok fazla olmaması iyi bir şey ama test pozitifliği oranlarında ve vaka sayısındaki yukarı doğru gidiş düşündürüyor. Bence İstanbul için tam açılma konusu şu an biraz erken gibi duruyor.”

“UMARIM BU ARTIŞ MUTANT SUŞA BAĞLI DEĞİLDİR”

İstanbul’daki artış eğiliminin mutant suşa bağlı olma riski olduğuna da değinen Prof. Dr. Yavuz, “Umarız ki bu artışın nedeni mutant suş değildir. Çünkü o zaman bu önlemler altında hız kesmemiz mümkün olmayacak ve önlemleri arttırmamız gerekebilecek demektir. Ama mutant suşun da özellikle V1’in (İngiltere varyantı) Türkiye’de yayıldığını biliyoruz. Bu nedenle temkinli olmakta çok fayda var.  Ayrıca aşı sırası gelen herkesin bir dakika bile kaybetmeden aşısını olması, burada kritik önem taşıyor. Mutant suşun yayılmasını engellemek açısından da bir an önce aşılanmak çok büyük önem taşıyor” dedi.

Okulların açılmasıyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Yavuz, şu uyarılarda bulundu:

“Belli eşik değerlerin altına düşülse bile okullar açıldığında alınması gereken önlemlere dikkat edilmesi gerekiyor. Aileler çocuklarının maske kullanımına dikkat etmeli. Sınıfların kalabalık olmaması, öğrencilerin belli günler gitmesi, bu tip önlemlerin alınıp alınmadığını aileler de takip etmeli. Çocukların gerçekten artık eğitime dönmesi gerekiyor. Çok büyük öncelik haline geldi bu. Çünkü eğitimden eksik kalmaları, Covid’in yarattığı tehlikelerden daha büyük bir hale geldi. Bu nedenle aslında her yerde eğitimi öncelemek gerekiyor. Çocukların da aileleri tarafından hem maske kullanımı, hem arkadaşlarıyla mesafelerini korumaları ve el temizliği ile hijyen konusunda eğitilmelerini tavsiye ediyorum. Ayrıca çocuk hastayken kesinlikle okula gönderilmemeli. Bu özellikle önemli. Çünkü çocuklar aslında hastalıktan çok etkilenmese de hastalığın yayılımı açısından risk yaratıyor bu. Ayrıca evde riskli biri varsa (komorbit hastalığı olan biri ya da risk grubu bir yaşlı), eğer mümkünse okula giden çocukla aynı evde kalmamalı. Ayırma şansı yoksa da aynı odada ikamet etmemeli.”

65 YAŞ ÜSTÜ İÇİN SERBESTLEŞMEYİ BİR AY SONRA DAHA NET SÖYLEYEBİLİRİZ”

Büyük çoğunluğu aşılanan 65 yaş üstü vatandaşlar için serbestleşmenin de işaretlerini veren Prof. Dr. Yavuz, sözlerini şöyle noktaladı:

“Hastalıktan koruduğu düşünülen aşıların ülkemizdeki Faz 3 sonuçlarını kısa bir sürede görmeyi umuyoruz. Eğer 65 yaş üstünde korunma oranları da beklediğimiz yönde çıkarsa, onlara da gevşetmeler getirilebilecek. Tabii ki gene maskelerini bırakmayacaklar. Ama onların aşı olduktan sonra ağır hastalık geçirmeyeceklerine tam olarak ikna olmamız gerekiyor. Önümüzdeki 1 ay içinde de bunları çok daha net bir şekilde görebileceğiz. Kısaca 1-2 ay daha temkinli davranıp aşı sonuçlarını da bekleyecek şekilde hareket etmekte fayda var.” (DHA)

Haberi Okumaya Devam Et

SAĞLIK

Türkiye Çin aşısı için aracı firmaya 12 milyon dolar vermiş! Fahrettin Koca yok demişti!

CHP'li vekil belgeledi 12 milyon dolar Keymen İlaç almış

CHP’li yetkililerin ulaştığı belgeler ve faturalar ile basın açıklaması yaparken durumu Ak parti ve MHP’ye yakın kanallar görmezden geldi. CHP’li yetkililerin bildirdiği olay sonrası gözler Ak Partili Fahrettin kocaya çevrildi.

Türkiye’de uzun zamandır tartışma konusu olan aşı ve aracı firmalarla ilgili ve Fahrettin Kocayla ilgili tartışmalar sürerken, belgelerin yayınlanması sonrası siyasi arena karıştı.

Konuyla ilgili Sağlık Bakanının istifa etmesini isteyen kişi sayısı ise her geçen gün artıyor.

Ak Troller ise o para hayır işlerinde kullanılması için aldın diyerek ilaç firmasını savundu.

 

 

12 milyon dolar çin aşısı belgesi alan firma

12 milyon dolar çin aşısı belgesi alan firma

 

 

 

Haberi Okumaya Devam Et

SAĞLIK

Bakan Fahrettin Koca, vaka sayısı en çok azalan ve artan illeri açıkladı

Son dakika haberleri: Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, geçen haftaya göre vaka sayısı azalan ve artan illeri açıkladı.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Bakan Koca, ”Geçen haftaya göre vaka sayısı 100.000 nüfusta en çok azalan illerimiz; Bayburt, Erzincan, Trabzon, Karabük ve Hatay. En çok artış olan illerimiz ise; Ordu, Giresun, Samsun, Tokat ve Bolu. Normalleşmek için daha çok emek vermek gerekiyor.’‘ ifadelerini kullandı.

Haberi Okumaya Devam Et

Popüler