Connect with us

DÜNYA

Bilden’in ilk hedefi belli oldu !

ABD’nin yeni başkanı Joe Biden’in ilk icraatinin ne olacağı gün yüzüne çıktı. Bilden dünya ekonomisine ve Amerikan ekonomisine çok yoğun zarar veren koronavirüsüne karşı ABD ekonomisini tekrar kurtarmak için çalışacağını söyledi.

 

 

 

ABD Başkanlığı’na seçilen Joe Biden’ın ekonomideki önceliği, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınından zarar gören Amerikan ekonomisinin tam anlamıyla toparlanmasını sağlamak ve salgının ekonomik etkilerine karşı yeni bir destek paketini hayata geçirmek olacak.

 

ABD’de 3 Kasım’da gerçekleştirilen başkanlık seçimlerinin sonuçlarına ilişkin tartışmalar sürerken, resmi olmayan sonuçlara göre, 279 delegeye ulaşarak seçimleri kazanan ve 20 Ocak 2021’de göreve başlaması öngörülen Biden’ın ekonomide izleyeceği yol haritası hem ABD hem de dünya için önem taşıyor.

Göreve başlar başlamaz Kovid-19 salgınıyla mücadeleye odaklanacağı belirtilen Biden’ın, salgının neden olduğu sağlık krizi kontrol altına alınmadan ekonominin hızlı normalleşmesine temkinli yaklaştığı biliniyor.

AMERİKAN AİLELERİ VE KÜÇÜK İŞLETMELERE DAHA FAZLA DESTEK PLANI

Kovid-19 salgınının oluşturduğu belirsizlik nedeniyle Biden’ı zor bir görev beklerken, piyasaların beklentisi doğrultusunda salgının ekonomik etkilerine karşı yeni bir destek paketinin hayata geçirilmesi öncelik taşıyor.

Son dönemde Trump hükümeti ile Demokratlar arasında destek paketine ilişkin yapılan görüşmelerde bir anlaşma sağlanamaması ve paketin gecikmesi, artan Kovid-19 vaka sayılarının da etkisiyle ülke ekonomisinin toparlanma hızında yavaşlama riskini de her geçen gün artırıyor.

Biden, seçim kampanyası süresince yaptığı açıklamalarda, Amerikan aileleri ve küçük işletmelere daha fazla destek sağlanacağı sinyalini verirken, Kovid-19 krizinde işini kaybedenler için işsizlik sigortasının da uzatılacağını taahhüt etti.

KAMU HARCAMALARI VE VERGİ DÜZENLEMELERİNDE DEĞİŞİKLİK ÖNGÖRÜLÜYOR

Amerikan aileleri ve küçük işletmelerin daha fazla desteklenmesinin yanı sıra Biden’ın ekonomik planları arasında, altyapı, eğitim, sosyal güvenlik ve sağlık harcamalarının artırılması, daha fazla istihdam sağlanması, vergi düzenlemeleri ile asgari ücretin artırılması gibi başlıklar da yer alıyor.

Moody’s tarafından hazırlanan bir analizde, Biden’ın ekonomik planlarının, kamu harcamaları ile vergi düzenlemelerinde geniş kapsamlı değişiklikler öngördüğüne dikkati çekiliyor.

Biden, ülkenin vergi kanununda ve kamu harcamalarında geniş kapsamlı değişiklikler önererek gelecek 10 yılda toplamda 4,1 trilyon dolar vergi artışının yanında 7,3 trilyon dolarlık ek kamu harcaması talep ediyor.

TRUMP’IN VERGİ İNDİRİMLERİNİN TERSİNE ÇEVRİLMESİ HEDEFLENİYOR

Donald Trump hükümetini vergi indirimlerinde varlıklı kişi ve şirketlere daha fazla fayda sağladığı gerekçesiyle eleştiren Biden, en yüksek gelire sahip kişilerden alınan vergi oranını yüzde 37’den yüzde 39,6’ya yükselterek Trump’ın uyguladığı bazı vergi indirimlerini tersine çevirmeyi hedefliyor.

Biden, kurumsal şirketlerin ödediği vergi oranını da yüzde 21’den yüzde 28’e çıkarmak istiyor.

Geliri yıllık 400 bin doların altında olanların ise vergi oranlarını yükseltmeyeceği sözünü veren Biden, 2009’dan bu yana saati 7,25 dolar olan asgari ücreti de 15 dolara çıkarmayı planlıyor.

SENATO’NUN CUMHURİYETÇİLERİN KONTROLÜNDE OLMA İHTİMALİ ENGEL OLUŞTURUYOR

Amerikalı seçmene “orta sınıfı güçlendirme” sözü veren Biden, 700 milyar dolarlık “Amerikan ürünü tercih et (Buy American)” kampanyasıyla yerli üretimin yeniden canlandırılmasını amaçlıyor.

Biden, Amerikan üretimi olan mal ve hizmetlerin kamu kurumları tarafından satın alınması için 4 yılda 400 milyar dolarlık bir fon oluşturulması, ABD merkezli teknoloji alanındaki Ar-Ge çalışmalarına da 300 milyar dolar ayrılmasını planlıyor.

Bu planların hayata geçmesi halinde 5 milyon kişiye istihdam sağlanması hedefleniyor.

Çoğunluğu ve kontrolü Cumhuriyetçilerin elinde olması beklenen ABD Senatosu’nda Biden’ın, ekonomi politikalarını hayata geçirmesinin ise zorlu olacağı belirtiliyor.

TİCARETTE TARİFELER GÖZDEN GEÇİRİLECEK

Ticaret konusunda ise Biden’ın, Trump’ın uygulamaya koyduğu gümrük tarifelerini gözden geçirmesi bekleniyor.

ABD, ocak ayında yapılan Birinci Faz Ticaret Anlaşması’na rağmen hala Çin’den ithal edilen ürünlere yönelik 370 milyar dolarlık gümrük tarifesi uyguluyor.
Biden’ın söz konusu tarifeleri hemen kaldırması beklenmese de Trump’tan daha farklı bir tutum izleyeceği öngörülüyor.

Trump’ın izlediği Çin politikasını eleştiren Biden, bu ülkeye karşı yürütülen mücadelenin yüksek gümrük tarifeleri yerine Dünya Ticaret Örgütü ve diğer çok taraflı kuruluşlarla yeniden bir araya gelerek yapılması gerektiğini savunuyor.

YEŞİL EKONOMİ YARATMA AMACI

Öte yandan, iklim değişikliğine ilişkin politikalar geliştirmenin ahlaki bir sorumluluk olduğunu belirten Biden, iklim değişikliği planının milyonlarca kişi için istihdam imkanı sağlayacağını, enerji tasarrufu ile temiz çevrenin yanı sıra ekonomiye katkı sunacağını ifade ediyor.

Göreve ilk geldiği gün ABD’yi Paris İklim Anlaşması’na tekrar dahil etme sözü veren Biden, ABD’nin 2050’ye kadar sıfır karbon salınımlı sürdürülebilir bir ekonomiye geçmesi gerektiğini savunuyor.

Temiz enerji ve sürdürülebilir altyapı yatırımları için 2 trilyon dolar ayırmayı planlayan Biden, yeşil ekonomi yaratmayı hedefliyor.

KURTARMA PAKETİ BEKLENTİSİ

Moody’s Analytics Direktörü Ryan Sweet, konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, gelecek yılın başlarında Biden ve bölünmüş Kongre’nin “mali kurtarma paketi” üzerinde uzlaşmasının beklendiğini kaydetti.

Seçimden önce 2 trilyon dolarlık mali paketin gündemde olduğunu ancak bir sonuç alınamadığını anımsatan Sweet, Cumhuriyetçilerin, paketin boyutu ve sıkıntı yaşayan eyaletler ile yerel yönetimlere yardım konusunda ayak dirediğini söyledi.

Sweet, Cumhuriyetçilerin Biden’a zorluk çıkaracağını belirterek, bu durumun; boyutu yarı yarıya düşük bir paket ve eyaletler ile yerel yönetimler için daha az yardımla sonuçlanacağını aktardı.

Gelecek birkaç hafta içinde mali paket üzerinde anlaşılabileceğine işaret eden Sweet, ancak bunun yoğunlaşan salgının ekonomiyi durdurma tehdidi bulunduğuna dair daha net kanıtlar gerektireceğini kaydetti.

Sweet, son açıklanan istihdam verilerinin toparlanmanın yavaşladığını gösterdiğini ancak ilave yardım sağlanması için kanun yapıcılar üzerinde baskı oluşturmaya yeterli olmadığını söyledi.

“ÖNCELİĞİ SAĞLIK KRİZİNİ ÇÖZMEK”

Ryan Sweet, ABD ekonomisine yönelik beklentilerinin değişmediğini ifade ederek, ülke ekonomisinin bu yıl yüzde 3,6 daralması, gelecek yıl ise yüzde 4,1 büyümesinin öngörüldüğünü bildirdi.

Ekonomik büyümeyle salgından önce yüzde 4 seviyelerinde olan istihdamın, 2023’ün sonlarına doğru eski seviyelerine döneceğini belirten Sweet, görünümü etkileyen en önemli faktörün Kovid-19 salgınının seyri olduğunu vurguladı.
Sweet, “Biden’ın en büyük önceliği sağlık krizinin üzerine gitmek. Ekonominin gidişatı hala virüse bağlı.” değerlendirmesinde bulundu.

“Müttefiklere uygulanan gümrük tarifelerini hızla sona erdirecek”

Moody’s Analytics Direktörü Sweet, Biden’ın Trump’ın ABD’nin müttefiklerine uyguladığı gümrük tarifelerini hızla sona erdireceğini savunarak, Trump gibi Biden’ın da Çin’in adil bir şekilde ticaret yapmadığını düşündüğünü, bu nedenle Çin ile mücadele etmeye devam edeceğini ancak bunu yüksek vergilerle yapmayacağını söyledi.

Sweet, Biden’ın, Dünya Ticaret Örgütü ile çalışacağına ve Çin’e karşı kolektif bir baskı uygulayacağına işaret ederek, Biden’ın Pasifik kıyılarında yer alan ülkeler arasındaki ticaret anlaşması olan Trans-Pasifik Ortaklığı’na da yeniden dahil olmaktan bahsettiğini hatırlattı.

Biden’ın iklim değişikliğinin yarattığı tehditlere ilişkin görüşlerini de anımsatan Sweet, “Paris İklim Anlaşması’na hızlıca yeniden katılacaktır ve fosil yakıt endüstrisine ilişkin katı düzenlemeleri yeniden uygulayacaktır.” dedi.

Haberi Okumaya Devam Et
Advertisement
Habere Yorum Yap

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DÜNYA

Bu Katar başımıza bela olacak er ve geç!

Bu Katar başımıza bela olacak er ve geç!

İktidara yakın bazı kişilerin hayır katar ortak değil onlar bize destek oluyor demesini komik buluyorum, neden destek oluyor? Bizim milli olma çabamız varken bir yabancı firmanın ülkenin kaynaklarına ister katar olsun ister başka bir devlet ortaklık kurmasına asla iyimser bakmıyorum, bakanda zaten ya fetöcüdür yada Türk ve Türkiye düşmanı.

Bu kadar bize kara kaşımız gözümüz diye ortak olmuyor, 2000 yıllarından sonra resmen ülkede örümcek gibi dolaşıyorlar, bakınız bu katar başımıza bela olacak diyorum bugün gülersiniz ama yarın bu ABD’de ortağı katar bize düşman olursa şaşırmayın!

ABD ile ortak bir çok çalışması ve ve ABD için gelin üst kurun burada diyen kişiler! Kendi halkının çoğunun aç olduğu ülkedir katar, bakmayın yüksek binaların olduğuna halk sadece zengine hizmet ediyor! Krallık!

Şimdi zorunuza gidecek ama milli servetlerin bu şekilde verilmesine karşıyım benim ülkemin askeri üretim yerleri verildiğinde nasıl karşıysam benim paramla iş yapan yere’de ortak olmasına karşıyım, bu ülke başkalarına peşkeş çekilsin ortaklık yapılsın milli projeler için diyorum bunu gerçekten ihanbettir, şimdi ihanet dediğim için küfür edeceksiniz zamanın ‘da aynı şekilde Arap kralı için dediğim zamanları hatırlıyorum  neymiş Suud kralı ve şeyhi bize para veriyormuş el altından, Suud kralları bütün paralarını Türkiye’ye yatırmışlar İsviçre bankasından çekip bunu çekemeyen dış güçler bizimle uğraşmaya başlamış htta bir bakanda daha çocuk yaşta vardı oda bize o sebeple kafa tutmuş vs, Bu masallar ile büyüyen kişiler gerçekten uzak, hayal kuruyorlar, biz istemezmişim bu ülkenin daha dik durmasını, halkın emekli maaşı ile ev araba almasını elbet isteriz, bunun içinde var gücümüz ile her şeyden önde gelen Allah’ın sabit kıldığı adalet ile ülkemizi savunuruz Allaha şükür.

Beyler bayanlar, vatan hainleri hepinize diyorum, Devlet elbette ortak olur ama bu kadar çok ortalık felaket getirir, elinde olan ne varsa ortaklık yaptığın yarın seni masa başında bırakır.

Ortaklık mı yapacaksınız? Ben bir şey deyim milletin yararına olsun.

Rusya ile ortalık yapacaksın öylemi buyur kardeşim sende fındık var bendede gel ortakbir fabrika kuralık bunun karını iki devlet olarak yapalım buyur

Katarla ortaklık mı yapacaksın, bulursun bir proje iki devlet yaparsın

İngilizler ortaklı mı yapacaksın bulursun bir proje yaparsın

Ama benim paramı benim verilerimin olduğu bilgilerimin olduğu yeri ortaklık konusunda anlaşırsan arada dur arkadaş derim!

Neden mi Milli olduğumuz için, geçmişini ve tarihini bilmeyen nesil ve radikal islamcı kesim tarihi bilmez onların tek bildiği Türkiyeyi nasıl batırır ve Arap haline getiririz mantığı.

Ortaklı mı yapacaksınız dünyanın en gelişmiş eğitim devleti ile ortak bir okul devlet projesi yaparsınız ve el birliği ile binlerce yeni nesil akıllı insan yetişir,

Demem o ki mesele katar değil mesele bunca ortaklık olduğu yerde kavgada olur, hırsızlıkta olur, adam satmada olur.

Yoksa banana elin fistanlı katarlısından.

 

Bu devlet kimsenin malı değildir, bu devlet birilerinin sermayesi değildir, gün gelecek bu savunanlar bugün suud kralını nasıl eleştiriyorsa Katarlşı adamı da eleştirecek, unutmayın dün çalışan Telekom kablo ve verilerini unutmayın,

Bu milletin trollere değil akıllı İslam düşünürlerine ihtiyacı ve çomarlara değil. çomAk!

Bu gün aynı Suudi kralı için daha önce söylenen Katarlı kral mı şeyh mi neyse onun için deniyor, biz bu oyunu daha önce yaşadık, Tayip Erdoğanı seversiniz sevmesiniz benim umurumda değil, Tayip Erdoğan’da bir yaratıcı değil, bir peygamber değil, Elbette hata yapacak, sürekli alkışlarsak onun bu hatasını kim gösterecek, beni de sürekli birileri yalandan alkışlasa bende hatamı göremem , dolayısı ile devlet adamlarının severiz, hatası olduğu ayda söylemek benim vatandaşlık görevim tıpkı 2008 yılında dediğim gibi..

 

O günde fetö beladır, hatta küfürler ederken bana atama küfürler ediyorlardı, dün Barzani için dediklerimde beni yerden yere vuruyorlardı, dün çözüm  için dediklerimde bana hain diyenler oldu, daha önceki sene Suud kralına hakaret ettiğim için yedi ceddime küfürler edildi, bugün Katarlı adama dediklerim için ise ben CIA ajanıyım ulan nasıl ajanım adam ABD ile zaten ortak bari sallarken iyi sallayın çok ÇOKAK var gerçekten! Çok

Neyse altta olan bilgileri TBMM’den okuya bilirsiniz ben sizin için altım<

 

1- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ödemeler dengesi verilerine göre Katar’a yerleşik yabancıların Türkiye’deki doğrudan yatırımları 2002 yılı ile Ekim 2019 tarihleri arasında 2,7 milyar dolar düzeyinde bulunuyor. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın Kasım ayında yaptığı açıklamaya göre ise Katar’ın Türkiye’deki toplam yatırım tutarı 6,3 milyar dolar.

2- Türkiye ile Katar arasındaki ticaret hacmi 2,3 milyar dolar seviyesine ulaşırken, bugüne kadar Türk inşaat firmaları Katar’da 17 milyar dolar değerinde 146 proje gerçekleştirdiler.

3- Katarlı şirketler Türkiye’de özellikle finans, medya, gıda ve perakende sektörüne yaptıkları yatırımlar ve kurdukları ortaklıklarla gündem oldular. Katar Ulusal Bankası (QNB), Finansbank’ın yüzde 99,81 hissesini 2015 yılında Yunanistan’ın en büyük bankası National Bank of Greece’den (NBG) 2,9 milyar dolarlık bedelle satın aldı.

4- 2013 yılında Abank’ın yüzde 71’ini 460 milyon dolara satın alan Commercial Bank of Qatar, 2016 yılı sonunda da 224 milyon dolar daha ödeyerek ABank’ın tüm hisselerinin sahibi oldu.

5- Katar merkezli beIN Media Group, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından yönetilen Türk Pay-TV platformu Digiturk’ü 1,2 milyar dolar civarında bir bedelle satın aldı.

6- Türk kanatlı sektörünün en büyükleri arasında yer alan Banvit’in yüzde 79.5 hissesi Brezilya-Katar ortaklığındaki TBQ Foods’a devredildi.

7- Katar merkezli Mayhoola fonu Altınyıldız, YKM, Ay Marka, Beymen ve Boyner Büyük Mağazacılık şirketlerini bünyesinde bulunduran Boyner Grubu’nun yüzde 30.7 hissesini 885 milyon dolara devraldı. İnşaat, alt yapı ve mühendislik gibi alanlarda faaliyet gösteren Ankara merkezli Ankas, Katarlı Hamad Bin Khalid tarafından Nisan 2017’de satın alındı.

8- 1964 senesinde İzmir’de kurulan otomotiv devi BMC’nin yüzde 50’si 2017 yılında Katar Silahlı Kuvvetleri Endüstri Komitesi’ne satıldı.

9- İslami finans kuruluşları arasında yer alan Katarlı QInvest, 2016 yılında Ergo Portföy‘ü satın aldı. Satın alım sonrasında Ergo Portföy’ün adı Qinvest Portföy olarak değişti.

10- Bu yatırımların yanı sıra TÜİK verilerine göre 2014 – 2018 yılları arasında Katarlılar Türkiye’de 1552 konut alırken, İstanbul, Bursa, Trabzon, İzmir ve Bodrum öncelikli bölgeler olarak gözüküyor.

11- Borsa İstanbul %10 ortaklık!

12- Dijitürk

13- Tank palet fabrikası ortaklık ve daha bir çok ortaklık!

 

Ersoy K

Haberi Okumaya Devam Et

DÜNYA

Kemal Kılıçdaroğlu: Erdoğan’a Sanki Amerikalı papazı ben ‘çıkar’ dedim! Erdoğan’a şok cevap!

Kemal Kılıçdaroğlu: Erdoğan'a Sanki Amerikalı papazı ben 'çıkar' dedim! Erdoğan'a şok cevap!

Kemal Kılıçdaroğlu: Erdoğan’a Sanki Amerikalı papazı ben ‘çıkar’ dedim! (rahip brunson) Erdoğan’a şok cevap! Son iki yıldır yaptıkları ve söylemleri ile iyi bir çizgi yakalayan CHP lideri Erdoğan’ı eleştirmeye ve yargıya müdahale ettiği konusunda söylemlerine devam ediyor. Amerikalı FETÖ papazı serbest bırakılmasına değinen Kılıçdaroğlu sanki talimatı ben verdim dedi. Erdoğan henüz papaz fetöcü ajanla ilgili cevap vermedi

Ne olmuştu

Amerika eski başkanı Trump FETÖ’den dolayı içeride yatan ajan terörist papazı Trump twitter’dan mesaj attıkdan sonra serbest kalmıştı, Erdoğan’ın o dönem bu can bu beden’de oldukça vermem dediği kişi bir gecede serbest kalmış ve Erdoğan eleştirilmiş ve Hükûmete yakın medya ise Fetö’yü verecekler, dolar düşecek, Suriye düzelecek haberleri yapmış ve bunlarının hiç birisi gerçekleşmemişti.

 

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Anayasa’nın 138. Maddesi’yle ilgili açıklamasına yanıt verdi. Kılıçdaroğlu; ‘ Sanki Amerikalı papazı ben ‘çıkar’ dedim. Talimatı veren belli. O talimatı mahkemeye veren belli, çıkaran da belli.’ dedi…

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi heyeti ile yaptığı görüşmede gündeme dair açıklamalarda bulundu.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A ‘138. MADDE’ YANITI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Anayasa’nın 138. Maddesi’yle ilgili açıklamasına yanıt veren Kılıçdaroğlu; “Dün Erdoğan ilginç bir açıklama yapmış, ‘Ben size talimat vermiyorum’ diyor, yargıçlara. ‘Anayasa 138. maddesi var.’ ‘Dolayısıyla ana muhalefet partisi lideri de size talimat veremez’ diyor. Sanki Amerikalı papazı ben ‘çıkar’ dedim. Talimatı veren belli. O talimatı mahkemeye veren belli, çıkaran da belli. Akıl, mantık yok yani, gerçekten. Söylemlerinde de akıl mantık yok yani.”  ifadelerini kullandı.

Yeni vaka sayılarıyla ilgili de konuşan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Biz hekimlerin söylediğine güveniyoruz. Çünkü işin başında, suyun başında, hastanın başında bekleyen sağlık çalışanları, hekimler… Olayın bizzat yüzde yüz tanığı olan hekimler. Olayın tanığı olanları dinlemiyoruz veya ‘Onun söyledikleri doğru değil’ diyoruz, olayın hiç tanığı olmayan kişilerin söylemlerini doğru kabul ediyoruz. Bu siyaseten de ahlaken de doğru bir şey değil. Kimin suçlu olduğu çıktı ortaya. Eğer suçlu kabul edeceksek, kimin doğru söylediği çıktı ortaya. Kendileri sonunda itiraf etmek zorunda kaldılar.”

Kaynak Yeniçağ

Haberi Okumaya Devam Et

DÜNYA

Pakistan başkanı İmran Han, tecavüzcülerin hadım edilmesini ile ilgili kanunu onayladı

Ülkemizde ve dünya’da kadına şiddet, tecavüz olayları gün geçtikçe artmakta devletler bu iğrenç saldırıları önlemek için çalışsa da oranlar bizlere bu saldırıların önlenemediği ve tam bir başarıya ulaşamadığını her geçen gün göstermekte. Pakistan Başkanı İmran Han ülkesinde bu iğrenç saldırıları durdurmak için dünya’ya örnek olacak bir kanununu uygulamaya soktu.

 

Pakistan Başbakanı İmran Han, ülkede tecavüzcülerin kimyasal olarak kısırlaştırılması ve cinsel saldırı vakalarının daha hızlı takibiyle ilgili bir yasayı prensipte onayladı. Yasa parlamentoya getirilecek ve onaylanacak. Başbakan İmran Han ayrıca, tecavüze uğrayan kadınların şikayetlerini korkusuzca dile getirebileceklerini belirterek, hükümetin mağdurların kimliklerini koruyacağı sözünü verdi.

 

Karar, kabine toplantısında Adalet Bakanlığının tecavüzle mücadele kapsamında sunduğu bir taslağın kabulü sonrası alındı.

 

Konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Taslakta, kadınların emniyet, tecavüz vakalarının hızlı takibi ve tanık korumadaki rolünün artırılması konuları da yer alıyor.

 

HAN: YASANIN UYGULANMASINDA GEÇİKME YAŞANMAMALI

 

Han, bu durumun ciddi bir mesele olduğunu, dolayısıyla vatandaşlara güvenli bir ortam sağlamak için yasanın uygulanmasında herhangi bir gecikme yaşanmaması gerektiğini vurguladı. Mevzuatın sıkı bir uygulama ile açık ve şeffaf olacağını söyledi.

 

HAN: MAĞDURLARIN KİMLİKLERİ KORUNACAK

Başbakan İmran Han ayrıca, tecavüze uğrayan kadınların şikayetlerini korkusuzca dile getirebileceklerini belirterek, hükümetin mağdurların kimliklerini koruyacağı sözünü verdi.

 

“TECAVÜZCÜLERİ İFŞA EDELİM” TEKLİFİ

Geo TV’nin haberine göre, toplantıda bazı bakanlar, tecavüzcülerin halka açık alanlarda asılmasını teklif etti.

İktidardaki Pakistan Tahrik-i-İnsaf Partisi’nden Senatör Faysal Cavid Han, Twitter’da yaptığı açıklamada, yasanın yakında onay için parlamentoya getirileceğini belirtti.

 

BİR ANNEYE ÇOCUKLARININ ÖNÜNDE TECAVÜZ EDİLMİŞTİ

Pakistan’da 2018’de 7 yaşında bir kız çocuğunun Lahor kentinde tecavüz edilerek öldürülmesi ve yine 9 Eylül’de Lahor kentinde otoyolda bir kadının çocuklarının güzü önünde toplu tecavüze uğramasının ardından mevcut yasanın caydırıcı olmadığı tartışmalarını başlatmıştı.

Halkın sokaklara dökülmesinin ardından hükümet, tecavüzcülere yönelik daha sert adımlar atılması için harekete geçmişti.

Yerel bir haber kanalına mülakat veren Başbakan Han, tecavüzcülerin kimyasal olarak hadım edilmeleri veya en azından suçluların gelecekte cinsel saldırıda bulunamamaları için zorla ameliyata alınmaları gerektiğine inandığını söylemişti.

Haberi Okumaya Devam Et

Popüler